Ana sayfa KREDİ NOTU Kredi Sicili Nasıl Temizlenir?

Kredi Sicili Nasıl Temizlenir?

6101
0

Tüketicilerin kredi ve kredi kartı ödemelerini aksatması veya hiçbir şekilde yapmaması; onların kredi sicillerinin bozulmasına sebep olmaktadır. Kredi sicili bozulan bir tüketicinin kredi notu otomatik olarak düşer. Kredi notunun düşmesinden dolayı tüketicilerin kredi ve kredi kartı gibi bankacılık hizmetlerinden faydalanması zora girer. Bu sebepten dolayı, tüketicilere temiz bir kredi siciline sahip olmaları konusunda tavsiye verilmektedir. Ancak, bazı durumlarda, tüketicinin elinde olmayan sebeplerden dolayı kredi sicilinin bozulması söz konusu olmaktadır. Bu gibi hallerde, tüketicilerin aklında kredi sicili nasıl temizlenir sorusu yer almaktadır.

Kredi Sicili ve Kredi Notu Arasındaki Farklar Nelerdir?

Kredi notu; kredi siciliyle benzer özellikler taşısa da kredi sicilinin daha genel olduğunu söylemek mümkündür. Kredi sicili; tüketicinin kredi notundan farklı olarak bankalarla yaşamış olduğu tüm finansal ilişkileri kapsamaktadır. Kredi sicil raporunda bulunan kriterler arasında tüketicinin bankalarla olan tüm kredileri, kredi limitleri, kredili mevduat hesabı limitleri ve kredi kartlarının limitleri yer almaktadır. Buna ek olarak, tüketicinin kredi limitlerini ne kadar kullandığı, kredi ve kredi kartı borçlarını hangi aralıklarla ödediği, bu borçları öderken gecikmeye düşüp düşmediği, güncel olarak ne kadar borcunun olduğu gibi bilgiler; kredi sicilinde bulunmaktadır. Sonuç olarak, kredi sicilinin kredi notuna göre çok daha kapsamlı olduğunu ifade etmek gerekir.

Bir tüketicinin kredi sicilinde kara listeye girmiş olması; onun 90 gün boyunca kredi taksidini ödemediği anlamına gelmektedir. Bu yüzden, tüketici hakkında banka tarafından yasal takip başlatılmıştır. Kredi sicilini temiz tutmak isteyen tüketicilerin kredi başvurusu yaparken kredi borçlanmasını ödeyebilecekleri tutarda yapmaları gerekmektedir. Borçlarını ödemekte zorlananların ise bankalarla yakın ilişki içerisinde olması tavsiye edilmektedir. Bankaların dönem dönem sunmuş olduğu yapılandırma fırsatları bulunmaktadır. Bu fırsatlardan yararlanılmaya çalışılmalıdır.

Tüketicinin borcun tamamını ödeyemediği hallerde en azından en erken tarihli kredi borç taksidini ödemesi gerekmektedir. Bu sayede, gecikme gün sayısının azaltılması hedeflenmelidir. Bunun yanı sıra, kredi kartı kullanan kişilerin ekstrenin asgari tutarını ödeyerek gecikmeden kurtulması tavsiye edilmektedir. Negatif bir banka siciline sahip olan kişilerin kredi sicilinin silinmesini beklemesi gerekmektedir. Bu süre, beş yıl olarak bilinmektedir. Buna ek olarak, beş yıllık bekleme periyodunda tüketicilerin yeni yasal takip süreçleri yaşamaması önemli bir detaydır. Tüketicilerin beş yıllık dönemdeki yeni borçlarını aksatmadan ödemesi kesinlikle şarttır.

Kredi sicili ve kredi notu arasında birtakım farklar bulunduğundan bahsetmiştik. Kredi notunun düzeltilmesi; kredi sicilinin temizlenmesine kıyasla çok daha kolaydır. Kredi notunu yükseltmek isteyenlerin birkaç ay düzenli kredi geri ödemesi yapması yeterli olacaktır. Ancak, kredi sicilinin bozulması; ancak yasal takibe düşmekle ve yaşanan uzun süreli gecikmelerle açıklanmaktadır. Kredi sicilinin temizlenmesinin epey zor olduğunu hatırlatmak gerekir.

Kredi Sicili Temizlemek İçin Yapılması Gerekenler

Kredi sicili nasıl temizlenir diye düşünenlerin her şeyden önce bankalarla yakın ilişki kurması gerekmektedir. Bankaların sunmuş olduğu uygun yapılandırma seçeneklerinin takip edilmesi şarttır. Bunun yanı sıra, kredi sicilinin temizlenmesi sürecinde tüketicilerin borç transferi ve refinansman kredileri gibi bankacılık ürünlerini kullanması; büyük bir avantajdır.

Kredi sicili bozulan bir tüketicinin kredi çekmesi oldukça zor bir hale gelir. Bu sebepten dolayı, tüketicilerin 90 günlük süreyi ve 90 günün geçmesinin ardından banka avukatlarıyla yaşanan süreci iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Kredi sicilini temizlemek isteyen bir tüketicinin sahip olduğu borcu taksit taksit düşünmesi tavsiye edilmektedir. Tüketici, ilk olarak ödemesi gereken borcu ödemelidir.

Acil olan borcun ödenmesi sayesinde tüketicinin sorun yaşama ihtimali azalacaktır. Bu durumu bir örnekle açıklamak mümkündür. Tüketicinin iki farklı borcu olduğunu varsayalım. Birinci borcunun 60 gün, ikinci borcunun ise 30 gün gecikmede olduğunu düşünelim. Bu gibi durumda, hem 60 hem de 30 günlük gecikmeli borç; tüketicinin kredi notunun düşmesine sebep olacaktır.

Ancak, 60 günlük borcun, 90 günlük yasal süreye daha yakın olduğunu itiraf etmek gerekir. Böyle bir durumda, 60 günlük borç, tüketicinin kredi sicili için çok daha büyük bir tehlike arz etmektedir. Sonuç olarak, tüketicinin borcun tamamından ziyade taksit taksit düşünmesi tavsiye edilmektedir. Borçların ödenmesi demek, yasal yükümlülüklerden kurtulmak demektir.

Kredi başvurusu yapmak isteyen tüketicilerin ödeme güçlerini ve gelirlerini hesaba katarak kendileri için en uygun krediye başvurması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, kredi sicilinin düzelmesi için borçların en kısa zamanda kapatılması şarttır. Kredi sicilini oluşturan tüm unsurların bilinmesi; kredi sicilinin düzeltilmesi noktasında tüketicinin işine yarayacaktır.

Kredi sicili; tüketicinin finansal geçmişinin tamamını içeren bir veri tabanı olarak bilinmektedir. Kredi notu ise tüketicinin finansal geçmişine göre şekillenen matematiksel değerdir. Kredi sicilinin tamamen silinmesi mümkün değildir. Ancak, kredi sicilinin beş senede bir yenilenmesi söz konusudur. Bu durum; tüketicilerin lehine olan bir durumdur. Bunun yanı sıra, kredi notunun silinmesi gibi bir durum söz konusu olmaz. Çünkü, kredi notu; tüketicinin finansal hareketlerine düşer veya yükselir.

Kredi sicilini oluşturan birtakım etmenler bulunmaktadır. Söz konusu etmenlerin her birinin farklı oranlarda etkisi bulunmaktadır. Bu oranların birleşimi sayesinde tüketicinin kredi sicili meydana gelmektedir. Kredi sicilini oluşturan etmenlerden bahsetmek gerekirse; %35 oranında tüketicinin kredi ve kredi kartı ödeme düzeni bulunmaktadır. Yine %35 oranında tüketicinin güncel kredi ve kredi kartı borçları etki etmektedir.

Tüketicinin yeni almış olduğu kredinin etki etme oranı %11 olarak bilinmektedir. Her tüketicinin bir kredi kullanma sıklığı bulunmaktadır. Söz konusu kredi kullanma sıklığı; kredi siciline %10 oranında etki etmektedir. Bunun yanı sıra, diğer etmenlerin etki oranının %9 olduğunu ifade etmek gerekir.

Sonuç olarak, her tüketicinin kredi sicilini düzeltmek istediği durumlarda yukarıdaki etmenleri iyi analiz etmesi gerekir. Tüketicinin kredi ve kredi kartı ödeme düzeni; kredi sicilinin meydana gelmesindeki ana etkendir. Mevcut kredi ve kredi kartı borçlarını düzenli olarak ödeyen bir tüketicinin kredi sicilinde sorun yaşama ihtimali yoktur. Ancak, ödemelerini aksatan tüketicilerin 90 günlük yasal bekleme süresinin aşılmasının ardından kendilerini sorun içerisinde bulması muhtemeldir.

Bu gibi durumlarda, bankayla ve avukatla anlaşma noktasına gidilmelidir. Bankaların ana hedefi borçlarını tahsil etmek olduğu için tüketiciye çeşitli yapılandırma fırsatları sunarlar. Tüketicilerin bu yapılandırma fırsatlarını kaçırmaması şarttır. Olayın avukatlara aktarıldığı durumlarda avukatla beraber en uygun ödeme planının hazırlanması gerekir. Sonuç olarak, kredi sicilini düzeltmek isteyen tüketicinin uzlaşmacı olması şarttır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here